OKURYAZAR MISINIZ?


5.19.2006 ·

Ne kadar anlamsız bir soru! Şu anda "okumaktasınız" zaten.

 

o     Öyle mi?

Bence değil. Böyle bir soruyu hiç düşünmeden yanıtlamanız söz konusu bile edilemez artık. Nasıl Osmanlıca okuyup yazmak için Arapça - Farsça bilmek gerekiyordu, bugün de okur yazar olmak için biraz Fransızca, az Almanca, bir gıdım İtalyanca, çok İngilizce bilmek zorundasınız. Siz Türkiye'de okuryazar olmayı kolay mı sanıyorsunuz?

 

o     Sözgelimi, her an, her yerde duyduğunuz sözcüklerin nasıl yazılacağını biliyor musunuz? "Fiks kart" sözcüklerini nasıl yazarsınız? "Fiks kart" diye mi, "fix kart" diye mi, "fiks cart" diye mi, "fix card" diye mi?

"Şlovskiis"i, hiçbir yere bakmadan yazabilir misiniz? Hatta size "o" harfi dışında 9 sessizden oluştuğu kopyasını versem bile.

 

o     "Kwik Kopy Printer" hangi dilin özelliklerine göre yazılmış? "Kopy" böyle yazılıyorsa "Copy" nedir?

"Conbay Jeans"in ilk sözcüğü nece? "Futura Mutfak" hangi dildendir, "Gigi Zazo"? "Koçlar Centroom"daki "centroom", "center" da değil, "centrum" da değil; peki nedir? "La mod" Fransızca mı? "Antirefle cam" nasıl bir cam türüdür? "Mydonose", maydonoz; "chiwi", çivi; "porttakal", portakal mı?

 

o     Şimdi daha zor bir soru: "Türk" nasıl yazılır? "TURKCELL"deki ya da "DIGITURK"taki gibi mi, "CNN TÜRK"teki gibi mi? Yoksa "Turc" ya da "Törk" diye mi?

Köylü genç kızın elindeki "poşet" (Yoksa "pochet" mi?) dedikleri naylon torbanın üstünde "Nursace" yazıyor; mağazanın adı! Bu sözcük hangi dilden?

 

o     Annesinin elindeki torbanın üstünde de "Magic Staff" yazıyor. Torbanın içinde ne var?

"Fine line"yi "fayn layn" diye okudunuz diyelim, "LineAK"ı nasıl okursunuz?

Peki, "Canderel Spoonful"da, ikinci sözcüğü sormuyorum; ama ilk sözcük nasıl okunacak? "Canderel" diye mi, "kendrıl" diye mi?

 

o    "UPS'leyin"i nasıl okudunuz? "CNR", "CNN", "MSNBC"..... Nasıl okuyorsunuz bunları? "D&R", sözgelimi, nasıl okudunuz? Neden öyle okudunuz? Mutfak & banyo, Baklava & börek, ana & oğul arasına giren o "&" nedir? "MN & DM" nasıl okunacak peki?

 

o    "Telsim'de vardır." dedikleri "EFR", "Enhanced, Full ve Rate" sözcüklerinin kısaltmasıymış. Telsim şaşırmadıysa bunu nasıl oluyor da "e - fe - re" diye okutuyor? Böylesine basitleşmeyi "içinize sindiremeyip" bunu da "i - ef - ar" diye okumayacak mınız?

 

o    "LC" harfleri yan yanaysa nasıl okunur? Yanlarına bir de "1" eklenirse? Yani, "LC1" nasıl okunur? "Le - ce - bir" diye mi, "el - si - van" diye mi? İkisi de değil. "El - si - bir" diye okunuyor. Neden?

 

o    TV kısaltmasını "ti - vi" diye okumayı nereden öğrendiniz? IMF'yi "ay - em - ef", GSM'yi "ci - es - em" diye okuduğunuza güvenip "F tipi cezaevi"ni de "ef tipi" diye okutmaya çalışıyorlar size. Buna da uyacak mısınız? Böyle okursanız "F tipi" cezaevleri sevimli mi görünecek?

 

o     Tavşanli otobüsünün üstünde yazan AQUASUN nasil okunur? "Sakarya VİP"teki "VİP", "çok önemli insan" (Ne demekse? Kim, kimden, niçin daha önemli oluyor?) sözcüklerinin İngilizcesinin (Very Important People) kısaltmasıymış ve size bunu "vi - ay - pi" diye okuttular, okudunuz. "Mersin VİF"teki "VİF" neyin kısaltması ve bunu nasıl okuyacaksınız?

 

o    Bir özel dersanenin ilanından, verdikleri kursları okuyorsunuz: "İngilizce /Muhasebe / Bilgisayar / Autocad". Son sözcüğü "otoket" diye mi okudunuz? Nasıl bu kadar çabuk geçebildiniz Türkçeden İngilizceye?

 

o    Aynı beceriyi "special dürüm" için de göstermeniz gerek, "ekmek shop" ve "light köfte" için de... Belki de siz bu kadar becerikli olduğunuz için takıldı "dürüm"ümüzün, "ekmek" imizin başina, sonuna o sözcükler. Keşke bu kadar becerikli, bu kadar yetenekli olmasaydiniz. Belki o zaman "big bilgi",
"big para" demeye kadar vardırmayacaklardı işi. Aynı sözcüğün bir yarısını Türkçe, öbür yarısını İngilizce yaptıklarında da sizin bu uyum sağlama, olağan karşılama yeteneğinize güveniyorlar. Başka neye güvenecekler?
"Anagold" hangi dilden bir sözcüktür? "Emlakbox" nece?

 

o     "YeMc" diye bir tabela gördüğünüzde bunu nasıl oluyor da "yemek" diye okuyabiliyorsunuz? Adam, vitrinine "İn dream" diye yazdırmış. Nasıl anladınız bunun "indirim" demek olduğunu? Tabelasına "her & shey" diye yazdıran kişiye gidip dükkânın adının hangi dilden bir sözcük olduğunu ve ne
anlama geldiğini sordunuz mu? Pastanesine "Whisne" adını veren adam "vişne"ye çok mu düşkünmüş?

 

o    Dans etmeyi sever misiniz?

Yorum (5) Yorum yaz!

internetin faydalari


5.19.2006 ·

Bize faydası ne?

Ödev yapmak hayatta ne işimize yarar dedik. Bir kere, ileride çok işimize yarayacak “araştırma becerisi” kazanmamızı sağlar ki okul sonrası hayatta en fazla bize katkısı olacak faydası da budur. Ayrıca, ödev yaparken zar zor öğrendiğiniz şeyleri kolay kolay unutmazsınız ve sınavlarda bunun ödülünü alırsınız. İlgi ve bilgi alanlarınızı genişletirsiniz. Ayrıca bir ödev ya da projeyi lâyığıyla yapmak, kendi yaratıcı gelişiminiz için çok önemlidir. Tabii ki bir de yıl sonu notunuzu yükseltmek gibi bir avantajı da var ki bunu da göz ardı edecek değiliz.

Ödeve başlayamıyorum!

Tamam, ödev yapmak çok yararlı bir şeymiş, onu anladık. İyi de, bir başlayabilsem! Başlamanın bir işi bitirmenin yarısı olduğuna dair bir cümle kurmuş atalarımız biliyorsunuz. Burada tabii ki konuyu kelime anlamıyla ele almamız pek gerçekçi olmaz, aksi takdirde “nasılsa başladım, yarısını da yapar bitiririm elbet” şeklinde bir yanılgıya düşebilirsiniz. Ama başladığınız zaman artık önünüzde sayfalar daha kolay açılır, yolunuzu daha iyi çizersiniz. Bunun için:

Önce, eğer size bırakılmış ise ödevinizin konusunu belirlemelisiniz. Bunu yaparken ilgi alanınıza giren, mümkünse ileride çalışmak istediğiniz alanla ilgisi olan, en önemlisi de kaynaklara kolay erişebileceğiniz bir konuya yönelin. Ama konu serbest değilse bu maddeyi atlayacağız haliyle.

Konunuz hazır... Sıra geldi bilgileri bulmaya. Bunun için abla ve ağabeylerimizin yaptığı gibi ansiklopedilerin tozlu yaprakları arasında kaybolmak, fotokopiler çektirmek zorunda değiliz çok şükür. Elimizin altında dünyanın kaynağı var: İnternet! Yeter ki araştırma yaparken kendinizi sörf rüzgârına kaptırıp oyun ve dedikodu sitelerine doğru sürüklenmeyin.

 

 

 

Ödev meselesi

Çok güzel kaynaklar buldunuz. Güzel... Bulduklarınız hakkında notlar alın. İster kâğıt kalemle ister notepad üzerinde, nasıl rahat ediyorsanız. Ama not almanın gücünü küçük görmeyin ve ne olur notlarınız derli toplu olsun. Karman çorman alınan notların karşısında vakit öldürmeyelim bir de.

Bilgileri toparladınız. Notlarınızı aldınız. Şimdi toparlama zamanı. Ödevinizin hedefi neyse bilgileri ona göre bir sıraya dizin, aynı şeylerden tekrar tekrar bahsetmeyin. Biliyorsunuz her yazılı eser “giriş, gelişme, sonuç” bölümlerinden oluşur. Ödevinizin de buna uyacağını bilin.

Copy-paste yapmak kimseye bir fayda sağlamaz. Kendi cümleleriniz sizi en iyi ifade edendir; kısa ve sade cümlelerle derdinizi anlatın.

Uzun ödev yüksek not alır diye bir şey artık yok, o eskidenmiş. Asıl marifet sadede kısa ve öz biçimde gelebilmek ve anlatmak istediğinizi doğru bir şekilde kâğıda yansıtabilmektir.

Ödev kolay okunur biçimde düzenlensin. Kapak, içindekiler sayfası, son kısımda varsa ekler bölümü ve referanslar mutlaka belirtilmeli.

Ödevinizi sıkı bir imlâ kontrolünden geçirmenin faydası olur, zararı olmaz!

Bu arada ödevi şık bir biçimde sunmanızın size ne kadar puan kazandıracağını söylememize gerek var mı bilemiyoruz. Ama söyledik artık. Temiz, düzgün kâğıtlar, güzel bir dosya, kırtasiyede yapılan bir spiral cilt, sunum yapacaksanız sade ve renkli bir powerpoint dosyası hazırlamak... Bunlar hep size yüksek not ve öğretmeninizin gözünde bir basamak üste terfi etme olarak geri dönecektir.

Faydalı ipuçları

Alıntı nasıl yapılır? Kaynağınızdan, yani büyük ihtimalle bulduğunuz internet sitesinden aldığınız bir cümleyi değiştirmeden aynen kullanacaksanız, bu bilgiyi nereden aldığınızı belirtmeniz gerekli. Yaptığınız alıntının profesyonelce görünmesini istiyorsanız dikkat etmeniz gereken birkaç kural var. Alıntı yaptığınız yazarın adı alıntının içinde geçiyorsa, eseri ve sayfa numarasını belirtmelisiniz, eserde geçiyorsa sadece sayfa numarası vermelisiniz. Alıntı yaptığınız yazarın adı alıntının içinde geçmiyorsa yazarın adını da eklemelisiniz. Cümlenin içinden çıkardığınız bir kısım varsa bunu da […] şeklinde belirtmelisiniz.

Örnek verelim: “Dondurma ikram edecekseniz sıradan cam kaplar yerine kendi imalatınız çikolata kaseler kullanmaya ne dersiniz? Çikolata eritmeyi boşuna anlatmadık herhalde.” (İş’te Genç, Yemek Canavarı, 2). Ya da “İş’te Genç’teki ‘Yemek Canavarı’ yazısında ‘Dondurma ikram edecekseniz sıradan cam kaplar yerine kendi imalatınız çikolata kaseler kullanmaya ne dersiniz? Çikolata eritmeyi boşuna anlatmadık herhalde.’ (2) denir”

Ödev meselesi

Kaynakça nasıl gösterilir? Ödev yaparken bilgileri göbeğimizden uydurmayacağımıza göre kaynaklar kullanmamız, bu kaynakları da ödevin sonunda listelememiz gerekir.

Kaynakları listelerken alfabetik bir düzenleme yapılmalı, yazarın ve kitabın (makale de olabilir elbette) adı, yayın yeri ve yılı, yayın evi, kaçıncı basım olduğu açıkça belirtilmeli. Kaynakça keyfi bir ek değil, bir zorunluluk. Yazarın önce soyadı, sonra adı yazılır, unvanı varsa bunu yazmaya gerek yok. Kısacası kitabın iç kapağındaki tüm bilgileri yazmanız gerek.

İnternetteki kaynaklar

Zaman zaman başa bela olabilen, aradığını bulamama ve bir yerden başlayamama durumlarında, işinizi kolaylaştırmak için başvurabileceğiniz online kaynaklar var.

Ödev Online: Diğer ödev siteleri gibi daha önce yaptığınız bir ödevle kaydolup aradığınız konuda hazır bir ödeve ulaşmıyorsunuz. Ücretsiz üye olduktan sonra üniversite öğrencileri tarafından hazırlanmış örnek ödevleri inceliyor ve istenilen şekilde örnek ödevler hazırlatabiliyorsunuz. Haliyle de bir lise öğrencisi, bir orta öğretim öğrencisinin hazırladığı ödevle çalışmak zorunda kalmıyor.

Ödevtr: Burada ilkokuldan doktora tezine kadar her seviyede kaynak var. Genellikle yüksek öğretimin hedeflendiği görülüyor. Hazır ödev önermiyorlar, kategorilere ayırdıkları kaynakları, belli bir konuda ödev hazırlamaya çalışanların hizmetine sunuyorlar. Burayı ödevlerin araştırılabileceği bir ortam olarak düşünebiliriz. Size özel hizmet istiyorsanız onu da alabilirsiniz. Üyelik ücretli.

Ödev Ofis: Kayıt yaptıktan sonra kaynak taraması yapabilir, kitap fotokopileri temin edebilir, çeviri yardımı alabilirsiniz.

Tebeşir: İngilizce ödevler için kaynak linkler sunuyor. Ayrıca sitenin kendisi, yani tebesir.com, öğrenciler için her konuda faydalı bilgiler içeriyor.

Ödevim.com: Ödev sitelerinin en ünlüsü. Zamanında gerçekten çok kapsamlı bir arşivleri vardı. Artık bir arşivleri yok ama ödevlerinizde size yardımcı olan bir ekipleri var.

Egitim.com: Sadece ödev yardımcısı kısmı ile değil, tümü ile öğrencilerin takip etmesi faydalı bir site.

Ödev Ara: Epey kapsamlı ve aradığınızı kolayca bulmanız için güzelce sınıflandırılmış kaynaklara ulaşabileceğiniz bir site.

İncelemeye değer diğer ödev araştırma siteleri de şunlar; http://www.odevrehberi.com/, http://www.acilodev.com/, http://www.odevindir.com/index.asp, http://www.odevsitem.com/, http://www.odevci.com/, http://www.odevbul.net/, http://www.bilgilik.com/, http://www.gencbilim.com/ ve http://odevevi.com/modules.php?name=odevevi&paged=1

 

Yorum (3) Yorum yaz!

SADECE BİZ TÜRKLERE ÖZGÜMÜ ?


2.16.2006 ·

  1. Kardan adama tekme atma veya bozmaya çalışma hastalığı,
  2. Yeni atılmış bir betona basma ve isim yazma hastalığı,
  3. Gazete ve dergilerdekı resimlere sakal, bıyık ve gözlük yapma hastalığı,
  4. En iyi arabayı kendisinin kullandığını zannetme hastalığı,
  5. Kar topunun içine buz koyma hastalığı,
  6. Cep telefonu kullanımının yasak olduğu ortamlarda illede görüşme yapma hastalığı,
  7. Belediyenin duraklara koyduğu saatlerin yelkovan ve akrebini sökme hastalığı,
  8. Kumsalda Deve güreşi yapma hastalığı,
  9. Şahin marka arabayı, Doğan görünümlü yapma hastalığı,
  10. Ağaçlara ve parktaki banklara kalp ve isim baş harfi kazıma hastalığı,
  11. Derslerini çalışıp sınıfını geçenleri inek sanma hastalığı,
  12. Mesleğimizdeki ünvanımızı Ingilizce olarak söyleme hastalığı,
  13. Tiki olan insanların tikleri ile uğraşma hastalığı,
  14. İskambil kağıtlarından kule yapan birinin kulesini bozmaya çalışma hastalığı,
  15. Cep telefonu ile bağıra bağıra konuşma hastalığı,
  16. Reklam için duvarlara veya panolara yapıştırılan afişleri yırtma hastalığı,
  17. Tuvalet duvarlarını defter sanma hastalığı,
  18. Otobüs duraklarına "Ateşli sevişirim beni ara" yazma hastalığı,
  19. Trafikte bizi geçen bir aracı mutlaka yakalayıp onu geçmeyi ilke sayma hastalığı,
  20. Sinyal verir vermez şerit değiştirip, kazaya sebebiyet verdiğimizde “sinyal verdik görmüyon mu?” deme hastalığı,
  21. Ara yollardan ana yola çıkacak araca yol vermeme hastalığı,
  22. Ünlü birini gördüğümüzde ona el sallama hastalığı,
  23. Ünlü birini gördüğümüzde onunla fotoraf çektirip çok samimiyiz havası verme hastalığı,
  24. Yaşamadığımız bir şeyi yaşamış gibi anlatıp ona kendimizi inandırma hastalığı,
  25. Otobüs durağa yanaştığında illede ön kapıdan inmeye çalışma hastalığı,
  26. Otobüs koltuklarını yırtma ve üzerlerine acayip acayip yazılar yazma hastalığı,
  27. Minibüs şoförüyseniz beğenmeseniz bile mutlaka kral fm dinleme hastalığı,
  28. Trafikte kırmızı ışıkta dururken, yeşil ışık yanar yanmaz kornaya basma hastalığı,
  29. Trafikte kırmızı ışıkta dururken burun karıştırma hastalığı,
  30. Kimsenin herhangi bir konu hakkında bilgisi olmadığını anladığımız anda o konu hakkında atıp tutma hastalığı,
  31. Elektrik, su, doğalgaz, vergi, trafik cezası vb.. faturaları son gününde ödeme hastalığı,
  32. Kar yağdığında eve bolca ekmek alma hastalığı,
  33. Grup halinde bir meydana konan güvercinlerin üzerine koşup onları kaçırmaya çalışma hastalığı,
  34. Evli olanların bekarlara sakın ha evlenme demesi hastalığı,
  35. Aynı filme giden insanların filmden çıktıktan sonra filmi birbirlerine anlatmaları hastalığı,
  36. 18 yaşına geldiği gün bara gitme hastalığı,
  37. Eline silah geçen birinin hemen o silahla şaka yapma ihtiyacı duyması hastalığı,
  38. Arabayla yolda giderken tanıdık birini görünce arabayı şakadan onun üzerine doğru sürme hastalığı,
  39. Takım elbise giyince elini cebe sokma hastalığı,
  40. Tuttuğu takım galip gelince havaya silah sıkma hastalığı,
  41. Meslek arkadaşlarına mesleki şakalar yapma hastalığı
  42. Arabayla yolda giderken tanıdık birini görünce arabayı şakadan onun üzerine doğru sürme hastalığı...

Yorum (5) Yorum yaz!

Ünlülerin gerçek isimleri


2.16.2006 ·

Asena-Onur Çakmak
Bulut Aras-Uğur Fidan
Yıldız Kenter-Ayşe Yıldız
Nisa Serezli-Nurinisa Aşkıner
Nubar Terziyan-Nubar Alyanak
Feri Cansel-Feriha Cansel

Suna Yıldızoğlu-Sonja Eadiy
Harika Avcı-Nermin Ocak
Önder Somer-Önder Döser
Okan Bayülgen-Kaan Okan Görgün.
Gönül Yazar-Gönül Özyeğiner
Gülden Karaböcek-Saniye Gülden
Güngör Bayrak-Şerife Bayrak

Murat Soydan-Rüjdan Tercan
Neco-Tahir Nejat Özyılmaz
Nuri Sesigüzel-Nuri Kaçtaş
Neriman Köksal-Hatice Kökçü
Nil Burak-Nihal Munsif
Muazzez Ersoy-Hatice Yıldız Levent

Petek Dinçöz-Didem Ezgü
Mahsun Kırmızıgül-Abdullah Bazencir
Bülent Ersoy-Bülent Erkoç
Kibariye-Bahriye Tokmak
Serdar Gökhan-Nusret Ersöz
Ferdi Tayfur-Turhan Bayburt
Metin Erksan-İsmail Metin
Fikret Hakan-Bumin Gaffar Çıtanak
Aytaç Arman-Veysel İnce
Orhan Gencebay-Orhan Kencebay
Tolgahan-Mustafa Cingintaş
Banu Alkan-Renka Bronkavi
Kenan Pars-Kirkor Cezveciyan
Ahmet Özhan-Ahmet Şükrü Kadıöz
Doğuş-Orhan Baltacı
Müjde Ar-Kamile Suat Ebrem
Seda Sayan-Aysel Gürsaçer
Yaşar Kemal-Kemal Sadık Göğçeli
Muhterem Nur-Aysel Kısa
Yılmaz Güney-Yılmaz Pütün
Cüneyt Arkın-Fahrettin Cüreklibatur
Tarık Akan-Tarık Üregül
Sezen Aksu-Fatma Sezen Yıldırım
Serpil Çakmaklı-Serpil Dönmez
Sevda Ferdağ-Lütfiye Dumbul
Cahide Sonku-Cahide Serap
Perran Kutman-Perran Kanat
Ahu Tuğba-Tuğba Çetin
Deniz Akbulut-Mukaddes Akbulut
Engin Çağlar-Çağlan Övet
Ekrem Bora-Ekrem Şerifuçak
Ayhan Işık-Ayhan Işıyan
Gökhan Güney-Mehmet Yüceer

Yorum (24) Yorum yaz!

MEVLANA HAZRETLERİNDEN


2.12.2006 ·

Sevgide güneş gibi ol,
dostluk ve kardeşlikte
akarsu gibi ol,
hataları örtmede gece gibi ol,
tevazuda toprak gibi ol,
öfkede ölü gibi ol,
her ne olursan ol,
ya olduğun gibi görün,
ya göründügün gibi ol.

Yorum (0) Yorum yaz!

SİVRİHİSAR Dünya'nın Merkezidir. işte fotoğrafı ...."inanmıyorsan ölç"


2.12.2006 ·

Yorum (1) Yorum yaz!

Tepkiler...


2.6.2006 ·

Klasik tepki: "Sıraya geç kardeşim."


Neoklasik tepki: "Şeker kardeşiim sıraya geçiver."


Realist tepki: "Sıra var."


Sürrealist tepki: "Sallandıracaksın bunlardan ikisini Kızılay'da bak bir daha yapabiliyorlar mı?"


Romantik tepki: "Beyefendi galiba sırayı görmediniz."


Modern tepki: "Efendim insanımız eğitimsiz. Halbuki Avrupa'da..."


Postmodern tepki: "Sırana geç lan ayı!"


Uzlaşımcı tepki: "Acelesi olmasa öne geçmezdi, üzmeyin garibi..."


Devrimci tepki: "Altyapı sorunları çözülmeden halkımız sıraya geçmez. Devrim olunca herkes hizaya gelecek."


Kaderci tepki: "İki dakika fazla beklesek kıyamet mi kopar? Kısmetse hepimizin işi görülür."


Felsefeci (septik kuşkucu) tepki: "Ön ve arka kavramları görecelidir. O tarafın ön taraf olduğuna kim karar verdi? Öne geçtiğini zanneden, aslında arkaya geçmiş olabilir."


Kantçı tepki: "Efendim, algılanmayan şeyler yok demektir.Bakmayın o tarafa, adam yok olur."


Kötümser varoluşçu tepki: "Herkes bir gün ölecek. Onurlu bir şekilde bekleyin. Bir gün o adam da ölecek."


 İyimser varoluşcu tepki: "Sıkmayın canınızı, şu anın tadını çıkarmaya

çalışın. Bakın ne güzel hayattasınız ve birileri önünüze geçebiliyor."


Hümanist tepki: "İnsanlık bir bütündür. Birimiz hepimiz,hepimiz birimiz için. Dolayısıyla birimiz öne geçince, aslında hepimiz öne geçmiş oluyoruz."

Yorum (2) Yorum yaz!

Dinleyici olmak


2.6.2006 ·

 1 - Konuşmacıyı dikkatle dinlemek
 2 - Konuşmanın ana fikrini iyi kavramak
 3 - Konuşmacıya ilgiyle dinlenildiğini hissettirmek
 4 - Mümkünse yazılı not almak
 5 - Hatibi boş ve duyarsız değil, sessiz, dikkatli, terbiyeli, hoşgörülü ve uyanık dinlemek
 6 - Hatibin sohbetini, konuşma sonrasında diğer insanlarla değerlendirmek.

Yorum (0) Yorum yaz!

Çiçeklerin Dili


2.4.2006 ·

  • AÇELYA: Nefse hakimiyet.
  • AÇELYA (Hint): "Gerçek şu ki, her şey bitti!"
  • ADAÇAYI: Eşler arasında "Biz iyi bir aileyiz" mesajıdır.
  • AKASYA:(Pembe veya Kırmızı) Güzellik, zarafet ve incelik; "Seni beğeniyorum."
  • AKASYA: (Beyaz) Dostluk; "Bizimki temiz bir sevgi, belki biraz arkadaşça..."
  • AKASYA (Sarı): Platonik aşk, isimsiz aşık...
  • ANANAS: "Sen kusursuz birisin!"
  • ARDIÇ: "Seni koruyacağım!"
  • AYÇİÇEĞİ:(Çiçek Olarak) "Sana tapıyorum!"
  • BADEM: "Aşkımızın sürmesini ümit ediyorum."
  • BİBERİYE: Anma
  • ÇAN ÇİÇEĞİ: "Aşkımıza sadakatle bağlıyım!"
  • ÇİNGÜLÜ: "Zarif ve çok güzelsin!"
  • ÇUHA ÇİÇEĞİ: "Çok güzelsin."
  • DEFNE: Terfi eden kişilere gönderilir; "şan, ün, görkem" anlamı taşır.
  • EĞRELTİOTU: Samimiyet.
  • ELMA: "İtiraf etmem gerekirse, seni görünce şeytana uymak geliyor; ya senin?"
  • ERİK: "Sözüme sadık kalacağım."
  • FESLEĞEN: İyi dilekte bulunmak için.
  • FINDIK: "Barışmak istiyorum!"
  • FULYA: "Sevgilim, geri dön!"
  • GARDENYA: "Beni unutma; gerçek aşkımsın..."
  • GELİN EL ÇİÇEĞİ: "Mutlu olabiliriz."
  • GÜL: Sevgiyi ifade eder.
  • GÜL (Pembe): "Arkadaşımsın."
  • GÜL (Kırmızı): "Seni seviyorum; ihtirasla bağlıyım sana!"
  • GÜL: (Kırmızı ve Beyaz) Birliktelik isteği.
  • GÜL GONCASI:(Kırmızı) "Genç ve güzelsin."
  • HANIMELİ: "Sana olan bağlılığım sonsuza kadar sürecek."
  • HERCAİ MENEKŞE: "Beynimi işgal ediyorsun; ama ben bu durumdan şikayetçi değilim..."
  • IHLAMUR: Evli çiftler için "Seni seviyorum" anlamı taşır.
  • İSPANYOL YASEMİNİ : "Bence, sen çok seksi ve şehvetlisin!"
  • KAKTÜS: İçtenlik; "Aşkımız için zorluklara katlanmalıyız!"
  • KAMELYA: "Kusursuz bir aşıksın!"
  • KARANFİL: Kişinin kendine olan öz saygısını ve güzelliği ifade eder.
  • KARAÇALI: "Dostluğumuz uzun ömürlü olsun!"
  • KARANFİL: (Koyu Kırmızı) "Kalbimi kırdın!"
  • KARANFİL: (Pembe) "Seni unutmayacağım..."
  • KARANFİL: (Kırçıllı) "Üzgünüm, ama bitmek zorunda..."
  • KARANFİL: (Sarı) "Beni hayal kırıklığına uğrattın!"
  • KREZENTEM: (Beyaz) "Bana gerçeği söyle!"
  • LALE: Aşkı ifade eder.
  • LALE (Kırmızı): "Aşkımı itiraf etmek istiyorum!"
  • LALE (Alacalı): "Gözlerin çok güzel."
  • LALE (Sarı): Umutsuz aşkı ifade eder.
  • LEYLAK (Mor): "Sana ilk görüşte aşık oldum!"
  • LEYLAK: (Beyaz) "Hoş ve namuslu birisin."
  • MENEKŞE: Alçak gönüllüğü ifade eder.
  • MENEKŞE: (Mavi) "Sana sadık kalacağım."
  • MENEKŞE: (Mor) "Düşüncelerimi zaptettin!"
  • MELEKOTU: "İlham kaynağımsın."
  • MERSİNAĞACI: "Çok mutluyum, çünkü seni seviyorum!"
  • MİMOZA: "Fazla alıngansın!"
  • NANE: "Sana karşı içimde sıcak hisler besliyorum."
  • NERGİS: "Saygılarımla..."
  • ORKİDE: "Aşkım, sen çok güzelsin, sen çok özelsin!"
  • ÖKSEKOTU: "Sorunların üstesinden geleceğim."
  • PAPATYA: Temiz bir kalbin simgesi.
  • PAPATYA (Bahçe): "Fikirlerini paylaşıyorum."
  • PELESENK: Sabırsızlık; "Aşkım, daha fazla bekletme!"
  • PETUNYA: "Umudunu yitirme!"
  • PORTAKAL: Karşılıklı aşk; "Ben de seni seviyorum."
  • REZENE: Övgüye değer.
  • SARDUNYA: "İçin rahat olsun, her zaman yanındayım!"
  • SARMAŞIK: "Aşkıma sadığım!"
  • SEDİR YAPRAĞI: "Senin için yaşıyorum."
  • SÜSEN ÇİÇEĞİ: "Sana bir haberim var!"
  • SÜSEN ÇİÇEĞİ: (Sarı) İhtiraslı bir aşk.
  • ŞEFTALİ: "Seninim!"
  • YASEMİN: "Güzel ve çekicisin."
  • YENİBAHAR: "Acını paylaşıyorum."
  • ZAMBAK (Sarı): "Seni neşeli ve nazik (çekici) buluyorum!"
  • ZEYTİN: "Barışalım!"

Yorum (1) Yorum yaz!

« Önceki :: Sonraki »